Sizler bir şeyler yaptığınızda karşınızdaki kişilerden de benzer şeyleri bekler misiniz? Birisi size karşı bir düşüncesizlik yaptığında siz artık o kişiye karşı olan eski duygularınızı tekrar gözden geçirir misiniz? Ben eskiden öyle yapmazdım. Çevremdeki kişiler eskiden de beni kırarlar, türlü düşüncesizlikler ederlerdi. Ama ben hiç bir zaman onlar hakkında kötü bir yorum yapmak istemezdim. Şimdi geçmişe bakıyorum... Yaptığım bu davranışın kimseye bir faydası olmamış aslında. Sadece için için kırılan ben olmuşum, hep insanların içinde ezilmişim. Ama artık çok sıkıldım. Bir süredir içimde türlü hesaplar yapılıyor. İçimden gerçekten gelmeyen hiçbir şeyi yapmıyorum. İnsanlara karşı doğal davranıyorum. Yapılan hesaplamalar sonucunda artık kullanılmamış, içi boşaltılmış alanlar da çıkıyor ortaya, boş kimlikler, sadece ayrılmış alanlar var ama içleri boş, o boş çerçeveler de siliniyor. Gerçekten dolu kısımlar biraz azaldı tabii. Ama kalanların içleri restore ediliyor ve onlarla yola devam ediliyor. Bundan sonra o kadar uzun zaman beklenmeyecek değerini yitiren ilişkiler, anlamlar için. Her zaman dolu kalanlar olacak, onlar her zaman için değerli kalacak.
Anne...şimdi kutlamayacağım. Senden özür dilerim...Ama içimden gelmiyor...
Perşembe, Kasım 09, 2006
Perşembe, Ekim 26, 2006
Ramazan Bayramı ve Büyük Kızım

Merhaba,
Bayram tatilini bizim için alışılmış olanın dışına çıkarak Ankara dışında geçirdik. Ama öyle tatil yöresine giderek değil. İstanbul'a amcamızın yanına gittik. Amcamız İstanbul'a yerleşeli yaklaşık 1 yıl oldu. Biz ise onu ilk defa ziyarete gidebildik. Hem onu ve oradaki - benim ilk defa gördüğüm - eşimin akrabalarını ziyaret ettik hem de gezme fırsatı bulduk.
Büyük kızım zaman zaman belirli şeylerden çok etkileniyor ve uzun süre de etkisinden kurtulamıyor. Kız kulesi de bunlardan biri. Hikayesinden ve bulunduğu yerden çok etkilendi. Fotograflarını çektik. Eve gelince resmini yaptı ve altına hikayesini anlattı. Kızım hayal gücü çok gelişmiş bir çocuk(tu) . Geçmiş zaman yazdım çünkü okula başlaması ile birlikte bu özelliğinin yok olmaya yüz tuttuğunu görmeye başlamak beni çok üzüyordu. Okulun ciddi yüzü, kızımın hayal dünyasını baskılamaya başlamıştı. İlk senemiz bir koşturmaca ile geçmişti. Ama bu sene sanırım bu baskıdan ( baskı düşüncesinden) biraz kurtuldu ki yeniden hayal dünyasını kağıtlara dökmeye başladı.
Eh bu da beni hayli memnun etti doğrusu.
Çarşamba, Eylül 13, 2006
Tatil Bitti...

Bütün bir sene bekledikten sonra geçirdiğimiz 3 haftalık tatil sona erdi. İşe başladım bile. Ama o 3 haftaya bile öyle alışmışım ki, ilk iş günüm beni fena halde daralttı. Şimdi tatil resimlerine bakıp bakıp iç çekiyorum ve gelecek seneyi bekliyorum. Çocuklarımla birlikte zaman geçirmeyi şimdiden çok özledim. Hep birlikte olmaya öyle çok alıştık ki. Hafta sonunun gelmesini ve tekrar onlarla vakit geçirmeyi istiyorum.
Cuma, Ağustos 18, 2006
Tatile Gidiyorum

En sonunda yazın bitmesine az bir süre kala tatile çıkıyorum. Bütün yılın yorgunluğunu 1-2 hafta içinde ne kadar atabilmek mümkünse ben de o kadar dinleneceğim. En sabırsızlıkla beklediğim tarafı da çocuklarla daha fazla vakit geçirebilmek. Şimdi kafamda bir sürü gitmeden önce yapmam gerekenler uçuşuyor. Unutmadan listelemeliyim. Şimdilik hoşçakalın...
Pazartesi, Temmuz 17, 2006
Karadeniz Kurabiyesi

Bu kurabiyeleri işyerindeki kahvaltı için hazırlamıştım. Aslında hedefim kahvaltı değil, kahvaltıdan sonra neredeyde bütün gün devam eden yeme içme faslında çaya eşlikçi yaratmaktı. Tarifi portakal ağacının tarif defteri forumundan aldım. Çok bereketli ve lezzetli kurabiyelerim oldu.
İşte tarifi,
Malzemeler
4 Yumurta (Birinin sarısı daha sonra üzerlerine sürmek için yarılacak)
1/2 Limonun suyu
1/2 Su bardağı sıvı yağ
1/2 Su bardağı süt
250 gr margarin (yumuşak)
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı dövülmüş fındık
1 su bardağı kuş üzümü
kabartma tozu
aldığı kadar un
Yapılışı
Tüm malzemeyi karıştırarak hamur yapın, daha sonra hamurdan uzun şeritler yapıp, verev kesin, üzerlerine yumurta sarısı sürüp 170 C de pişirin.
Cuma, Temmuz 14, 2006
Güzel Şeyler
Bugün işyerindeki arkadaşlarla sabah kahvaltısı yaptık. Herkes birşeyler getirdi, çok zengin bir sofra oldu. Neşe içinde sabahın ilk saatlerini geçirdik. Bir kaç gün sonra evlenecek olan arkadaşımız için bu kahvaltı organizasyonunu yapmıştık. Ankara dışında olan yada katılamayacağımız evlilik törenleri öncesi, evlilik hakkında nasihatler ve esprilerle evlenecek kişinin yorgunluğunu da biraz olsun almak için iyi bir fırsat oldu. Güne böyle güzel başlayınca sonrası da iyi geçiyor, aksi taktirde haftanın biriken tüm yorgunluğu ve gerilimi doğrudan işyerindeki işlere ve çalışanlara yansıyor, aktarılıyor. Yaz tatiline henüz gidememiş olan bizler için yaz aylarında günler daha uzun ve daha az katlanılası bir hal alıyor.
Pazartesi, Temmuz 03, 2006
Ballı Kurabiye
Bu tarifi Dr.Oetker Şekerli Vanilin paketlerinin arkasında görüp denedim. Hafta sonları kısa zamanda değişik bir şeyler yapmak istediğimde genelde bu tarifleri uyguluyorum. Tarifin içinde bal olması, şu sıralarda klasik "çocuklar yemek yemiyor!!" diye yakınan benim için seçimimde yardımcı oldu.
Malzemeler ve yapılışını aşağıda bulabilirsiniz.
Malzemeler:
1 Yumurta
1/2 Su bardağı şeker
1/2 Su bardağı sıvı yağ
2 Yemek kaşığı bal
1 Çay kaşığı tarçın
1/2 Su bardağı ceviz
2.5 Su Bardağı un
1 Paket kabartma tozu
1 Paket şekerli vanilin
Ben ikinci bir alternatif olsun diye hamurun yarısına kakao da ekledim.
Yapılışı
Yumurta ve Şekeri mikserle 3dk çırpın.
Daha sonra kalan diğer malzemeleri ekleyin
Hamuru 0.5 cm kalınlığında açtıktan sonra şekilli kalıplar ile kesin
170 C fırında 20 dk pişirin.
Kurabiyeler fırından çıktıklarında yumuşak oluyorlar, ama daha sonra bisküvi gibi oluyorlar.
Afiyet Olsun.
Malzemeler ve yapılışını aşağıda bulabilirsiniz.
Malzemeler:
1 Yumurta
1/2 Su bardağı şeker
1/2 Su bardağı sıvı yağ
2 Yemek kaşığı bal
1 Çay kaşığı tarçın
1/2 Su bardağı ceviz
2.5 Su Bardağı un
1 Paket kabartma tozu
1 Paket şekerli vanilin
Ben ikinci bir alternatif olsun diye hamurun yarısına kakao da ekledim.
Yapılışı
Yumurta ve Şekeri mikserle 3dk çırpın.
Daha sonra kalan diğer malzemeleri ekleyin
Hamuru 0.5 cm kalınlığında açtıktan sonra şekilli kalıplar ile kesin
170 C fırında 20 dk pişirin.
Kurabiyeler fırından çıktıklarında yumuşak oluyorlar, ama daha sonra bisküvi gibi oluyorlar.
Afiyet Olsun.
Perşembe, Haziran 22, 2006
Yaz Geldi, Tatil Vakti de Geldi.
Merhaba,
Yaz geldi geleli kendimi daha neşeli, hissediyorum. Sanırım herkes de benim gibi hissediyordur. Akşamları işten çıkınca biraz olsun yürümek, vitrinlere bakmak yorgunluğumu biraz olsun alıyor. Şimdi dört gözle tatile gitmeyi bekliyorum. Her ne kadar çocuklarla tatil yapmak zor olsa da, tatiller annemin tabiriyle - birbirimizle tanışmak için- bir fırsat oluyor. Gerçekten de çocuklarımla birlikte geçirdiğim kesintisiz toplam süre, sadece doğum iznim ve daha sonrasında senelik izinler. Böyle bakacak olursak çocuklarımla sadece yılda 2 hafta birlikte olabiliyoruz ama hayat şartları bundan daha fazlasına imkan vermiyor ne yazık ki. Ben tatil planları yapmaya başladım bile. Şimdi sabırsızlıkla tatile çıkma zamanımın gelmesini bekliyorum.
Yaz geldi geleli kendimi daha neşeli, hissediyorum. Sanırım herkes de benim gibi hissediyordur. Akşamları işten çıkınca biraz olsun yürümek, vitrinlere bakmak yorgunluğumu biraz olsun alıyor. Şimdi dört gözle tatile gitmeyi bekliyorum. Her ne kadar çocuklarla tatil yapmak zor olsa da, tatiller annemin tabiriyle - birbirimizle tanışmak için- bir fırsat oluyor. Gerçekten de çocuklarımla birlikte geçirdiğim kesintisiz toplam süre, sadece doğum iznim ve daha sonrasında senelik izinler. Böyle bakacak olursak çocuklarımla sadece yılda 2 hafta birlikte olabiliyoruz ama hayat şartları bundan daha fazlasına imkan vermiyor ne yazık ki. Ben tatil planları yapmaya başladım bile. Şimdi sabırsızlıkla tatile çıkma zamanımın gelmesini bekliyorum.
Cuma, Nisan 28, 2006
Bebek Hırkası
Çarşamba, Nisan 26, 2006
Biraz da Elişi

Sizlere biraz da beğendiğim, kendi yaptığım elişlerinden örnekler sunmak istiyorum. Yandaki örtüyü annem örmiştü. Çok eski bir örnek olduğunu söylüyor. Her iki ucunda da kelebek motifi var. Biraz zahmetli ama perde ucu da olabilir diye düşünüyorum. Elimden gelse ben de kızlarıma birer tane örmek isterim. Belki daha ileride olabilir.
23 Nisanın Mutlu Çocukları
23 Nisan Kutlu Olsun
Egemenlik ve Çocuk Bayramı geçeli biraz süre oldu. Herkesin bayramını kutluyorum. İlk çocuk bayramı, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa'nın kararıyla 1927 yılında kutlanmış. Bu tarihe kadar 23 Nisan, TBMM'nin kuruluş günü olması nedeniyle yalnızca "Ulusal Egemenlik Bayramı" olarak kutlanmış. Bu bayramın çocuk bayramı olarak da kutlanmasını, Çocuk Esirgeme Kurumu Yönetim Kurulu kararlaştırmış. Kurumun bu kararının gerekçeleri ile birlikte Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'e sunulmasının ardından bu bayram "Çocuk Bayramı" olarak kabul edilmiş. Bu kararın alınmasındaki iki ana gerekçe şu imiş;
"Çocuk davamızın kamuoyuna duyurulması ve gazilerimizin çocuklarına sahip çıkılarak onların mutlu bir biçimde yetiştirilmelerini sağlamak için halkın bağış toplaması"
Kaynak: Bütün Dünya- Sayı:2005/04-Başkent Üniversitesi Kültür Yayını
"Çocuk davamızın kamuoyuna duyurulması ve gazilerimizin çocuklarına sahip çıkılarak onların mutlu bir biçimde yetiştirilmelerini sağlamak için halkın bağış toplaması"
Kaynak: Bütün Dünya- Sayı:2005/04-Başkent Üniversitesi Kültür Yayını
Pazartesi, Mart 06, 2006
Özledim
Minik kedilerimden iş nedeniyle 5 gün süreyle uzak kalmak zorunda kaldım. Minik bebeğimle ilk ayrılığımızdı bu, gittiğimi anlamadı zaten. "Hadi sen uyumaya git ben daha sonra geleceğim" dedim, o da başı ile onaylayıp beni öpücüklerle uğurladı. Büyük meleğim ise okula gitmek üzere idi, O'na da kardeşini emanet edip gittim. İlk günler iyiydi, ama işlerim 1-2 gün daha uzasaydı sanırım iki gözüm iki çeşme ağlardım. Eve döndüğümde geleneksel olarak her ayrılıştan sonra olduğu gibi, yine ben miniklerimle kucaklaşınca ağladım tabii. Büyük kızım bu duruma hala alışamadı, yüzüme merak içinde bakıp "Annem niye ağlıyor?" diye sordu. O'na mutluluktan ağladığımı söylesem de yine de pek inanmadı. Kendimi bu konularda biraz daha eğitmem gerekiyor anlaşılan.
Perşembe, Şubat 16, 2006
Çarşamba, Ocak 18, 2006
Acının Yüzölçümü
Sezen Aksu insanın ruh halini ne kadar iyi analiz edebilen ve aktarabilen bir sanatçı. Onun dinlediğim her şarkısında o andaki ruh halimle ilgili birşeyler buluyorum. Bunları yazarken de bir insan yaşlandıkça her şarkıdan o kadar çok kendine pay çıkardığını anlatan şarkısını düşünüyorum. İç içe geçmiş bir durum. Anlayacağınız yaşlandım.
Uzun zamandır, tam 40 gündür ise "acının yüzölçümü yer yüzünden çokmuş" dizeleri dilimde. Ne zaman aklıma gelse gözyaşlarımı tutmam ne yazık ki mümkün değil. 40 gün önce yengem bir trafik kazası sonucu hayata veda etti. Trafiğin canavarı da kurbanı da kendisi oldu. Daha önceleri zaman zaman aslında onun pek çok evin direği olduğunu, onun yokluğunda neler olabileceğini kafamda kurgulamaya çalışırdım. Ama sonunda kurgular gerçek oldu. Herkes hayatına devam ediyor. Etrafıma her bakışımda, çocukların dolabını her açışımda O' ndan bir parça buluyorum. Büyük kızım şimdi hatırlayacak babaannesini :) - henüz olup bitenin tam olarak farkında değil. Ama küçük kızımın hatırlama şansı hiç yok. Bunun için üzülüyorum. Ama imsanlar sevdiklerine onları sevdiklerini söyleyememenin burukluğunu hep yaşarlar ya, ben ona sevdiğimi söyleyebildiğim için çok mutluyum.
Allah mekanını cennet eylesin...
Uzun zamandır, tam 40 gündür ise "acının yüzölçümü yer yüzünden çokmuş" dizeleri dilimde. Ne zaman aklıma gelse gözyaşlarımı tutmam ne yazık ki mümkün değil. 40 gün önce yengem bir trafik kazası sonucu hayata veda etti. Trafiğin canavarı da kurbanı da kendisi oldu. Daha önceleri zaman zaman aslında onun pek çok evin direği olduğunu, onun yokluğunda neler olabileceğini kafamda kurgulamaya çalışırdım. Ama sonunda kurgular gerçek oldu. Herkes hayatına devam ediyor. Etrafıma her bakışımda, çocukların dolabını her açışımda O' ndan bir parça buluyorum. Büyük kızım şimdi hatırlayacak babaannesini :) - henüz olup bitenin tam olarak farkında değil. Ama küçük kızımın hatırlama şansı hiç yok. Bunun için üzülüyorum. Ama imsanlar sevdiklerine onları sevdiklerini söyleyememenin burukluğunu hep yaşarlar ya, ben ona sevdiğimi söyleyebildiğim için çok mutluyum.
Allah mekanını cennet eylesin...
Perşembe, Aralık 29, 2005
2005
Merhaba
2005 i uğurlamaya çok az kaldı. Hatırlarda kalan çoğu zaman sadece kötü anlar. Aşağıdaki bağlantıda 2005 yılının resimlerle anlatımı var. Editör gerçekten de insanın içini parçalayan resimleri seçmiş, ama okurlar aksine daha neşeli resimleri seçmişler. Resimler yurt dışı kaynaklı. Türkiye'de bu tür bir etkinlik yapıldımı bilmiyorum ama eğer yapılsaydı sanırım çok da farklı bir ruh hali ortaya çıkmazdı. Hadi bir göz atın...
http://www.msnbc.com/modules/yip05/dw.asp?nStartOn=1
Not: Macromedia flash player gerekiyor.
2005 i uğurlamaya çok az kaldı. Hatırlarda kalan çoğu zaman sadece kötü anlar. Aşağıdaki bağlantıda 2005 yılının resimlerle anlatımı var. Editör gerçekten de insanın içini parçalayan resimleri seçmiş, ama okurlar aksine daha neşeli resimleri seçmişler. Resimler yurt dışı kaynaklı. Türkiye'de bu tür bir etkinlik yapıldımı bilmiyorum ama eğer yapılsaydı sanırım çok da farklı bir ruh hali ortaya çıkmazdı. Hadi bir göz atın...
http://www.msnbc.com/modules/yip05/dw.asp?nStartOn=1
Not: Macromedia flash player gerekiyor.
Çarşamba, Aralık 28, 2005
Pazartesi, Aralık 19, 2005
Ankara'da Kar

Ankara'da da kar yağmaya başladı nihayet. Şimdilik her yer ıslak olduğu için tutmadı ama böyle giderse sabah bembeyaz bir Ankara ile karşılaşacağız. Karın yağmasını seviyorum aslında ama sonrasında her tarafın buz olmasından nefret ediyorum. Oldum olası kaymaktan, kayıp düşmekten korkarım. Allah bu soğukta dışarıda kalmak zorunda olanlara güç versin...
Perşembe, Aralık 15, 2005
Merhaba
Herkese merhaba,
Ben de sizlerin arasına katıldım.
Sizlere Minik Kediler adlı blog aracılığı ile günlük yaşam kesitleri aktaracağım. Sanırım kedilerimin olduğunu düşündünüz, ama kedim yok, aslında hayvanlarla aram da pek iyi değildir. Kedilerim, benim minik kedilerim, benim kızlarım. Onlar olmadan önce hayatımın ne kadar anlamsız olduğunu, onların bana tüm yaşantımda ne kadar çok cesaret verdiğini düşünürüm hep. Çalışıyorum ama aklımın bir köşesinde hep onlar var.
Ben de sizlerin arasına katıldım.
Sizlere Minik Kediler adlı blog aracılığı ile günlük yaşam kesitleri aktaracağım. Sanırım kedilerimin olduğunu düşündünüz, ama kedim yok, aslında hayvanlarla aram da pek iyi değildir. Kedilerim, benim minik kedilerim, benim kızlarım. Onlar olmadan önce hayatımın ne kadar anlamsız olduğunu, onların bana tüm yaşantımda ne kadar çok cesaret verdiğini düşünürüm hep. Çalışıyorum ama aklımın bir köşesinde hep onlar var.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Poodwaddle.com



