Pazartesi, Mart 06, 2006
Özledim
Minik kedilerimden iş nedeniyle 5 gün süreyle uzak kalmak zorunda kaldım. Minik bebeğimle ilk ayrılığımızdı bu, gittiğimi anlamadı zaten. "Hadi sen uyumaya git ben daha sonra geleceğim" dedim, o da başı ile onaylayıp beni öpücüklerle uğurladı. Büyük meleğim ise okula gitmek üzere idi, O'na da kardeşini emanet edip gittim. İlk günler iyiydi, ama işlerim 1-2 gün daha uzasaydı sanırım iki gözüm iki çeşme ağlardım. Eve döndüğümde geleneksel olarak her ayrılıştan sonra olduğu gibi, yine ben miniklerimle kucaklaşınca ağladım tabii. Büyük kızım bu duruma hala alışamadı, yüzüme merak içinde bakıp "Annem niye ağlıyor?" diye sordu. O'na mutluluktan ağladığımı söylesem de yine de pek inanmadı. Kendimi bu konularda biraz daha eğitmem gerekiyor anlaşılan.
Perşembe, Şubat 16, 2006
Çarşamba, Ocak 18, 2006
Acının Yüzölçümü
Sezen Aksu insanın ruh halini ne kadar iyi analiz edebilen ve aktarabilen bir sanatçı. Onun dinlediğim her şarkısında o andaki ruh halimle ilgili birşeyler buluyorum. Bunları yazarken de bir insan yaşlandıkça her şarkıdan o kadar çok kendine pay çıkardığını anlatan şarkısını düşünüyorum. İç içe geçmiş bir durum. Anlayacağınız yaşlandım.
Uzun zamandır, tam 40 gündür ise "acının yüzölçümü yer yüzünden çokmuş" dizeleri dilimde. Ne zaman aklıma gelse gözyaşlarımı tutmam ne yazık ki mümkün değil. 40 gün önce yengem bir trafik kazası sonucu hayata veda etti. Trafiğin canavarı da kurbanı da kendisi oldu. Daha önceleri zaman zaman aslında onun pek çok evin direği olduğunu, onun yokluğunda neler olabileceğini kafamda kurgulamaya çalışırdım. Ama sonunda kurgular gerçek oldu. Herkes hayatına devam ediyor. Etrafıma her bakışımda, çocukların dolabını her açışımda O' ndan bir parça buluyorum. Büyük kızım şimdi hatırlayacak babaannesini :) - henüz olup bitenin tam olarak farkında değil. Ama küçük kızımın hatırlama şansı hiç yok. Bunun için üzülüyorum. Ama imsanlar sevdiklerine onları sevdiklerini söyleyememenin burukluğunu hep yaşarlar ya, ben ona sevdiğimi söyleyebildiğim için çok mutluyum.
Allah mekanını cennet eylesin...
Uzun zamandır, tam 40 gündür ise "acının yüzölçümü yer yüzünden çokmuş" dizeleri dilimde. Ne zaman aklıma gelse gözyaşlarımı tutmam ne yazık ki mümkün değil. 40 gün önce yengem bir trafik kazası sonucu hayata veda etti. Trafiğin canavarı da kurbanı da kendisi oldu. Daha önceleri zaman zaman aslında onun pek çok evin direği olduğunu, onun yokluğunda neler olabileceğini kafamda kurgulamaya çalışırdım. Ama sonunda kurgular gerçek oldu. Herkes hayatına devam ediyor. Etrafıma her bakışımda, çocukların dolabını her açışımda O' ndan bir parça buluyorum. Büyük kızım şimdi hatırlayacak babaannesini :) - henüz olup bitenin tam olarak farkında değil. Ama küçük kızımın hatırlama şansı hiç yok. Bunun için üzülüyorum. Ama imsanlar sevdiklerine onları sevdiklerini söyleyememenin burukluğunu hep yaşarlar ya, ben ona sevdiğimi söyleyebildiğim için çok mutluyum.
Allah mekanını cennet eylesin...
Perşembe, Aralık 29, 2005
2005
Merhaba
2005 i uğurlamaya çok az kaldı. Hatırlarda kalan çoğu zaman sadece kötü anlar. Aşağıdaki bağlantıda 2005 yılının resimlerle anlatımı var. Editör gerçekten de insanın içini parçalayan resimleri seçmiş, ama okurlar aksine daha neşeli resimleri seçmişler. Resimler yurt dışı kaynaklı. Türkiye'de bu tür bir etkinlik yapıldımı bilmiyorum ama eğer yapılsaydı sanırım çok da farklı bir ruh hali ortaya çıkmazdı. Hadi bir göz atın...
http://www.msnbc.com/modules/yip05/dw.asp?nStartOn=1
Not: Macromedia flash player gerekiyor.
2005 i uğurlamaya çok az kaldı. Hatırlarda kalan çoğu zaman sadece kötü anlar. Aşağıdaki bağlantıda 2005 yılının resimlerle anlatımı var. Editör gerçekten de insanın içini parçalayan resimleri seçmiş, ama okurlar aksine daha neşeli resimleri seçmişler. Resimler yurt dışı kaynaklı. Türkiye'de bu tür bir etkinlik yapıldımı bilmiyorum ama eğer yapılsaydı sanırım çok da farklı bir ruh hali ortaya çıkmazdı. Hadi bir göz atın...
http://www.msnbc.com/modules/yip05/dw.asp?nStartOn=1
Not: Macromedia flash player gerekiyor.
Çarşamba, Aralık 28, 2005
Pazartesi, Aralık 19, 2005
Ankara'da Kar

Ankara'da da kar yağmaya başladı nihayet. Şimdilik her yer ıslak olduğu için tutmadı ama böyle giderse sabah bembeyaz bir Ankara ile karşılaşacağız. Karın yağmasını seviyorum aslında ama sonrasında her tarafın buz olmasından nefret ediyorum. Oldum olası kaymaktan, kayıp düşmekten korkarım. Allah bu soğukta dışarıda kalmak zorunda olanlara güç versin...
Perşembe, Aralık 15, 2005
Merhaba
Herkese merhaba,
Ben de sizlerin arasına katıldım.
Sizlere Minik Kediler adlı blog aracılığı ile günlük yaşam kesitleri aktaracağım. Sanırım kedilerimin olduğunu düşündünüz, ama kedim yok, aslında hayvanlarla aram da pek iyi değildir. Kedilerim, benim minik kedilerim, benim kızlarım. Onlar olmadan önce hayatımın ne kadar anlamsız olduğunu, onların bana tüm yaşantımda ne kadar çok cesaret verdiğini düşünürüm hep. Çalışıyorum ama aklımın bir köşesinde hep onlar var.
Ben de sizlerin arasına katıldım.
Sizlere Minik Kediler adlı blog aracılığı ile günlük yaşam kesitleri aktaracağım. Sanırım kedilerimin olduğunu düşündünüz, ama kedim yok, aslında hayvanlarla aram da pek iyi değildir. Kedilerim, benim minik kedilerim, benim kızlarım. Onlar olmadan önce hayatımın ne kadar anlamsız olduğunu, onların bana tüm yaşantımda ne kadar çok cesaret verdiğini düşünürüm hep. Çalışıyorum ama aklımın bir köşesinde hep onlar var.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Poodwaddle.com

